Ana Sayfa Yaşam, Yazarlar 13.11.2015 269 Görüntüleme

Eğitimin İki Yüzü!

Amacım müfredat yanlışlıkları değil. Daha gerçekçi bir problemle yüz yüze olduğumuzun bir göstergesini sizlere sunacağım. Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’da katıldığım bir konferans sonrası yaşadığım olay üzerinden gideceğim. Açıkçası öfkelendim ve kaygılandım. Konferans sonrasında tanıştığım genç bir öğretmenle sohbet etme imkanım oldu. Şartlardan bahsetti. Doğu’daki eğitime dair biraz sohbet ettik. Aslında doğu illerinde özellikle taşra bölgelerdeki eğitim hoşuma gidiyor. Daha sıcak bir ortam eşliğinde eğitim görülüyor. Fakat sohbetin ilerleyen kısımlarında işin farklı boyutlarını öğrenmiş oldum.

Daveti üzerine Diyarbakır’da öğretmenin görevli olduğu okulu ziyarete gittim. Biraz tanımak ve açıkçası içlerine girmek istedim. Yaşamlarının batı illerine göre biraz daha zorluklarla dolu olduğunu düşünüyordum fakat karşılaştıklarım benim bu düşüncemin daha ötesine götürdü. Bir okul düşünün bahçesi olmayan, bir bina düşünün kabataslak yapılıp bırakılıp gitmiş. Üzerinde sadece MEB yazılı bir okul tabelası. Okul olduğunu anlamanız için biraz düşünmeniz gerekebilir. Böyle okul mu olur dedim biraz şakayla karışık. Bir yandan üzüldüm, bir yandan şaka olduğunu düşündüm. Çünkü bir eğitim binası bu şekilde olmamalıydı.

Karşılaştığıklarımı daha açık belirtmek gerekirse bahçesi olmayan tek katlı 2 sınıflı bir oda. Sınıfın biri kiler-depo olarak kullanılmış. Diğeri ise 8 sıradan oluşan bir sınıf. Binanın bahçesi daha sonradan öğretmen ve köylüler tarafından destek alınarak çitle çevrilmiş. Yani anlayacağınız bir bahçesi bile olmayan okul. Öğrencilerin kesinlikle eğitim aldığını hissettirecek bir yer değil. Açıkçası köydeki öğrenci velilerine bakılırsa onların da okul ve eğitim adına çocuklarından bir beklentisi yok. Öğretmen arkadaş ise bu bilinci değiştirmeye çalışıyor. Öğrencileri için sadece ders değil aynı zamanda sosyal yaşamdan ve gelecekten bahsederek öğrencilerin gelecek adına aşılanmasını sağlıyor. Bu durum velilerinde hoşuna gitmiş anladığım kadarıyla. Neyse konumuzun dışına çıkmadan bir kaç şey daha söylemem gerekiyor. Okula sadece toner ve a4 kağıdı gönderiyormuş milli eğitim bakanlığı. bunun dışında ise okula hiç bir yardım yapılmıyor. Her şey köy yaşayanlarının ve öğretmenin eline bakıyor tabiri caizse. Bu da eğitimin bilinmeyen yönü mü diyelim yoksa iki yüzümü siz karar verin. Bir yanda öğrencilerin ve orada bir okul olduğundan bi haber yetkililer, diğer yanda imkansızlıklar içerisinde imkan yaratmaya çalışan öğretmen. Biliyorum ki bu tanıştığım öğretmen arkadaş tek değil. Niceleri var sesini duyuramayan. Belki de duymak isteyen yoktur diye düşündüm. Ama duyulması gereken acı bir yara olduğu kesin.

Fahri Ersoy
e-posta: fahriersoy@nazarhaber.com

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


 Hakkımızda  Künye Görüntüle  Gizlilik Politikası info@nazarhaber.com  Bize Ulaşın (0850) 7023554
başakşehir konut projeleri sea pearl ataköy projesi Kaçak Bahis Milanobet Casino masaj salonu